Skip to main content

Posts

Showing posts from 2018

Ben Ne Bileyim

   Yine uyandım. Yine bir kasvet yine bir anarşistlik... Yine bir nihilist gibi hiçbir şey yok içimde. Ah ama belki de vardır. Düşünüyorum da şimdi ya sıcacık yatağımdan çıkarsam... Gerçekleri unutma ama yatağının etrafı düşündüğün kadar soğuk da değil. Hadi ama büyük yaşlı bir bunak bana aynı hataya düştüğünü söyledi. Deterministlik mi bu? Nece saçma bir şeydir. Demek gerçekten böyle bir şey de vardı ha. Baksana aynana yine kendinden kaçamadın. Gerçeğe bakacak olursak aynan da bile fenomenin sana güncel gelmiyor. Gerçeğe bakacak olursak kendine inancın bile artık sana gerçekci gelmiyor. Pek bir entellektüel geliyor her şey sana. Haha! Yatağımın dışı... Haha! İnanmam, bak beni şimdi cimcikle. Tekrar, tekrar, tekrar... Korkuyorum ya ben inanmam! Peki onlar nasıl inandı? Işık açılır... Osman: - Ben ne bileyim. Ben ne bileyim. Karanlıktan: - İyi geceler tatlım. İyi geceler.

Z Kuşağı Jakobenleri

   Hiçbir şey sadece hiçbir şeyin yokluğunda hiçbir şeydir. Bu yüzden hiçbir şey,hiçbir şeyi hiçbir şeyliğini yapsın diye teşvik eder. Kendisinin istisnalarını bırakır ardına kadar açık kapısından, vesvesesini sonuna kadar hissedebilesin diye. Bu yüzden yeni kuşak Jakobenler ortaya çıkıyor ve yeni Jirondenler kayboluyor. Ya da tam tersi her neyse. İkisi de ne için koştuğunu bilmiyor ve sadece öğretilerini icraate döküyorlar. Haşmetmeabları! Tanrı şahidimdir ki bu sosyetenin getirdiği vesileler hepimize sadece dert ve tasa verecektir. Vesilesindendir ki herkes derin bir yaşam boşluğunda ve sadece kendi öğretilerini yerine getiriyorlar. Sadece benden birkaç nanosaniye geride ve sesleri benden birkaç boyut ötede. Dolayısıyla çok şeyler söyleyesim var haşmetmeabları, çok şeyler yazasım var. - Oh, rahatladın mı? - Çok rahatladım hem de çok.                                       ...

Kasvet

   İnsan, kendini kendi ile aldatmayı seven ve buna seve seve inanan bir canlıdır. Doğru mudur? Bana yanlış demeyin.Hepiniz bir müddet sevmediğiniz eylemleri seviyor gibi gözüktünüz. Hatta zorunda hissettiğinizden dolayı bir müddet sevmeye çalıştınız. Ettiniz, eylediniz belki de başardınız. Belki de hayal kırıklığına düştünüz ve tekerrüre dayalı bu yolda ayağınız çukura girdi, durdu. Kendinizi çalışmaya ikna ettiğiniz vakit, içinizden gelen o sesler size yine çalışmanın kimin için olduğunu,ne için olduğunu hatırlattı. Oturdunuz, düşündünüz. Kanepeniz ne kadar sıcak de mi? Ya da odanın o kasvetli havası. Bir kutu içinde yaşamı düşünürken ne kadar sağlıklı olabilirsin ki? Deli misin be adam! Ne ediyorsun! Kendini odaya kapatmışsın da saf saf düşünüyorsun. Kendini kendin ile kandırıyorsun. Zamanla doğrularını kaybediyor, doğrusuz ve özgüvensiz bir varlık haline varıyorsun. Sen düzeni kabul etmiyorsun ama düzen de antiliğini imha ediyor ve yavaş yavaş ölüyorsun. Hepimiz bir müddet...

Hangi İnsan Yok Olmaz Ki?

 Ya garibim bu çaban neyedir ki?Sen uğraşsan da toprak ana zaten seni moleküllerine ayıracak.Peki bu kavgan niye?Bir daha mı yaşayacaksın?Yoksa bir daha mı seveceksin?Ya da sırf öğretilerden dolayı imtihanına mı son vereceksin?Cesaretin bülbülü dalından,insanı yerinden kaldırır ey insan.İnancı için öldüren,böldüren ve döndüren bir yaşantı varken dünya- da.Ya sen neyin derdindesin?Neyi bu kadar ezmek istiyorsun?Yaratılıştan gelen duyguların mı yoksa?Ey,kibirli mahlukat!Cennetten kovulan değil miydi evvellahi tevratta?Emelleri için öldüren?Senin atan böyle iken sen ne edeceksin ey mahlukat?Ya aç gözünü ya da ölene dek ağzını kapa lütfen.Sözlerin ile boş dünyayı dolduracağına en azından boş sözlerini dünyan ile doldur. Yüce olmak için nice imtiyazlar vereceksin çünkü.Yoksa reformun neyedir ki?   Diyeceksiniz ki:"Ne boş ettin!"O zaman gidebilirsin çünkü ben düzene karşıyım.Bana karşı olana da karşıyım.Çünkü en doğru benim.Siz de ne sırrım varsa saçın ortaya. Düzeninize uymuy...

Eksikler ve Fazlalar

Gözlerimi kapatıyorum, cihanın latifeleri geliyor gözlerimin önüne. Artık her şey için çok geç olduğunu, kararlarımın meçhul günahlarıma bir çözümü olmadığını hatırlıyorum tekrar tekrar.  Yaşananlar ve beşerlerden sıkılmak... Kendine tutulmayacak sırlar vermek... Acun dostun donuk suratı ile çevirdiği melunluklar... Sonu olmayan bu yolda ne kadar ayak- ta kalacak bu minik beden? Geceleri ansızın uyanmalar, kendine verdiğin zararlar... Ziyana attığın hayaller ve yıpranmış bedenin... Ey insanoğlu aklın ne zaman başına gelecek? Zaman geçiyor ve sen kendini bir domuz çiftliğinde harap ediyorsun. Kendine gel ey insanoğlu çünkü gelmezsen ya gafil kalacak ya da bu erlikin bereketli çölünde bir kum olup gideceksin.   Gözlerimi açıyorum, Yaratan'ın mahlukatları geliyor gözlerimin önüne.  Benden bin kadar uzak ama bir o kadar yakınlar... "Tanrı misafiri midir herhal? Bu insanlar benden ne istiyor? Neden hiç bir zaman susmuyor? Neden kendimi ona kaptırıyorum?" diyor beden. Bu e...