Skip to main content

Kasvet

   İnsan, kendini kendi ile aldatmayı seven ve buna seve seve inanan bir canlıdır. Doğru mudur? Bana yanlış demeyin.Hepiniz bir müddet sevmediğiniz eylemleri seviyor gibi gözüktünüz. Hatta zorunda hissettiğinizden dolayı bir müddet sevmeye çalıştınız. Ettiniz, eylediniz belki de başardınız. Belki de hayal kırıklığına düştünüz ve tekerrüre dayalı bu yolda ayağınız çukura girdi, durdu. Kendinizi çalışmaya ikna ettiğiniz vakit, içinizden gelen o sesler size yine çalışmanın kimin için olduğunu,ne için olduğunu hatırlattı. Oturdunuz, düşündünüz. Kanepeniz ne kadar sıcak de mi? Ya da odanın o kasvetli havası. Bir kutu içinde yaşamı düşünürken ne kadar sağlıklı olabilirsin ki? Deli misin be adam! Ne ediyorsun! Kendini odaya kapatmışsın da saf saf düşünüyorsun. Kendini kendin ile kandırıyorsun. Zamanla doğrularını kaybediyor, doğrusuz ve özgüvensiz bir varlık haline varıyorsun. Sen düzeni kabul etmiyorsun ama düzen de antiliğini imha ediyor ve yavaş yavaş ölüyorsun. Hepimiz bir müddet bunları yaşadık ve o sıcacık,refah dolu kanepemizden kalktık. Kasvet dolu odamızı neşelendirmeyi denedik. Odamıza yeni bir süs almayı düşündük çünkü kasveti gören nesneler hala o kasveti barındırıyordu. Yüzün artık bir hayli ferahlamış gibiydi...

Yazının ben tarafından seslendirilmiş hali için:
https://drive.google.com/open?id=1P9NscEWgi4-TAuRQwg7bX8anCA7wwHGp