Skip to main content

Eksikler ve Fazlalar

Gözlerimi kapatıyorum, cihanın latifeleri geliyor gözlerimin önüne. Artık her şey için çok geç olduğunu, kararlarımın meçhul günahlarıma bir çözümü olmadığını hatırlıyorum tekrar tekrar.  Yaşananlar ve beşerlerden sıkılmak... Kendine tutulmayacak sırlar vermek... Acun dostun donuk suratı ile çevirdiği melunluklar... Sonu olmayan bu yolda ne kadar ayak-
ta kalacak bu minik beden? Geceleri ansızın uyanmalar, kendine verdiğin zararlar... Ziyana attığın hayaller ve yıpranmış bedenin... Ey insanoğlu aklın ne zaman başına gelecek? Zaman geçiyor ve sen kendini bir domuz çiftliğinde harap ediyorsun. Kendine gel ey insanoğlu çünkü gelmezsen ya gafil kalacak ya da bu erlikin bereketli çölünde bir kum olup
gideceksin.

  Gözlerimi açıyorum, Yaratan'ın mahlukatları geliyor gözlerimin önüne.  Benden bin kadar uzak ama bir o kadar yakınlar... "Tanrı misafiri midir herhal? Bu insanlar benden ne istiyor?
Neden hiç bir zaman susmuyor? Neden kendimi ona kaptırıyorum?" diyor beden. Bu evrenin kaidesidir besbelli. Mahluklar kendileri gibi çevreyi de kirletiyor. Evren ise onları
büsbütün yok ediyor de mi? Lakin kimin umrunda? Yaşamın eksiklikleri ve fazlalıkları nereye kadar sürecek? Nereye kadar gidecek bu beden? Belki de bunlara bir cevap verebildiğinde
nirvanaya varacak insanoğlu.