Hipatya meydana çıkar, gördüğü en kocaman heykelin üzerine tırmanmaya başlar. Bu hadise elbetteki meydandaki hol gibi bir alanda panik içinde yürüyen insanlarda merak uyandırmıştır. Kalabalık bağırır ve çağırır:
-"İn lanet olası herif! Canına mı susadın?"
-"Düşüncelerini değerli mi zannediyorsun? Bu dünya kimse için ölmeye değmez."
Hipatya işittiği duyumlarla kalbi biraz daha nüksedip, ideallerinin evreninde raks ederken heykelin tepesine sonunda çıkar ve heykelin sol omzundan topluma bağırır:
İnsanları domine edercesine kurulan baskılarla şekillenen fikirler ve bedenlere karşı hayatı domine edenlere sormak istiyorum: Kaç kere düşüncelerinizi ayaklar altına aldırdınız? Kaç defa insana değer vermeyi düşündünüz? Kaç defa belki de karşınızda bir insan olduğuna inandınız? Bir deliyim ve haykırıyorum: Gördükleriniz ve size yedirilen gerçekçi büyülere aldandınız. Hepiniz çobanın arkasına tutunamayıp kurtlara yem olan kuzularsınız. Şimdi inanın yobazcasına inandığınız muhalif fikirlere. Şuna karşı küfrümü esirgemem ki hepiniz genç yaşlarda kafanıza illet olmuş bazı şeyler taktınız. Çalıştınız, inandınız ve biyolojik bütünlüğünüz bu dünyadan ***tir olup gitti de mi? Ne kadar da üzgünsünüz biliyorum. Bu yokluk ve değersizlik zilletinden kurtulamıyorsunuz? Fikirlerinize çözüm, düşünmeye derman arıyorsunuz. Evet sizi de biliyorum. Sizler de buradasınız. Hayatını çarçur edip şehvet uğruna kaybedenler! Evet siz de buradasınız. Hepiniz ölüsünüz ve ben de ölüyüm. İçime iki insanı sığdıramadığım, aklımı fikirlerinize enjekte edemediğim, insan olamadığım ve Tanrı'ya yaranamadığım için ben de ölüyüm. İnançlarım uğrumda kendimi feda ederken bir takdir gelse, takdiri ilahidir ki omzumdan dökülen kızgın ateş tamuya geri postalanırdı. Amma velakin siz bunu değil, öldürmeyi, gömmeyi, dövmeyi, sövmeyi ve insanları iki üç lafta çarçur edip akşam sefalet bir ortamda bulunarak sizi lüks gösteren kahveleri içmeyi tercih ettiniz. Bu yüzdendir ki siz insansınız bense iblis. Ben sizin başınıza bela, konsantrasyonunuza bir darbe, fikirlerinize vesveseyim. Ben sizler için aslında şeytanın ta kendisiyim. Sokrates'in bundan 24 asır önce savunduğu idealler uğrunda ölmesi, insanları düşünmeye ittiği için demokratik bir şekilde katledilmesine ben razı değilim. Bu yüzden beni de zehirleyin, beni de giyotine vurup krematoryumlarda yakın. Çünkü siz fikrinizce uymayanları saçma makyevalist politikalarınızla fazlaca öldürdünüz. Bunların hepsine de okumadan inandınız. Duydunuz, işittiniz, kırk köyde doğruyu söyleyen çobanı köyden kovarken bir köye illet olan yalancı çobanlara inandınız. Çünkü siz kendi sonunuzu kendiniz çünkü siz kendi fikirlerinizi kendiniz yok ettiniz. Ves...
Meydanda kulakları sağır edercesine bir gürültü duyulur. Elinde tüfekle duran bir adam Hipatya'yı vurmuş. Hipatya'nın bedeni soğuk betonda yaşam mücadelesi veriyordur. Tüfekli adam:
-Öldürdüğümüz iyi oldu ****** herifi. Zaten dünyaya faydası olmayan "boş" bir adamdı.
https://www.youtube.com/watch?v=6unYmcTPjTA
-"İn lanet olası herif! Canına mı susadın?"
-"Düşüncelerini değerli mi zannediyorsun? Bu dünya kimse için ölmeye değmez."
Hipatya işittiği duyumlarla kalbi biraz daha nüksedip, ideallerinin evreninde raks ederken heykelin tepesine sonunda çıkar ve heykelin sol omzundan topluma bağırır:
İnsanları domine edercesine kurulan baskılarla şekillenen fikirler ve bedenlere karşı hayatı domine edenlere sormak istiyorum: Kaç kere düşüncelerinizi ayaklar altına aldırdınız? Kaç defa insana değer vermeyi düşündünüz? Kaç defa belki de karşınızda bir insan olduğuna inandınız? Bir deliyim ve haykırıyorum: Gördükleriniz ve size yedirilen gerçekçi büyülere aldandınız. Hepiniz çobanın arkasına tutunamayıp kurtlara yem olan kuzularsınız. Şimdi inanın yobazcasına inandığınız muhalif fikirlere. Şuna karşı küfrümü esirgemem ki hepiniz genç yaşlarda kafanıza illet olmuş bazı şeyler taktınız. Çalıştınız, inandınız ve biyolojik bütünlüğünüz bu dünyadan ***tir olup gitti de mi? Ne kadar da üzgünsünüz biliyorum. Bu yokluk ve değersizlik zilletinden kurtulamıyorsunuz? Fikirlerinize çözüm, düşünmeye derman arıyorsunuz. Evet sizi de biliyorum. Sizler de buradasınız. Hayatını çarçur edip şehvet uğruna kaybedenler! Evet siz de buradasınız. Hepiniz ölüsünüz ve ben de ölüyüm. İçime iki insanı sığdıramadığım, aklımı fikirlerinize enjekte edemediğim, insan olamadığım ve Tanrı'ya yaranamadığım için ben de ölüyüm. İnançlarım uğrumda kendimi feda ederken bir takdir gelse, takdiri ilahidir ki omzumdan dökülen kızgın ateş tamuya geri postalanırdı. Amma velakin siz bunu değil, öldürmeyi, gömmeyi, dövmeyi, sövmeyi ve insanları iki üç lafta çarçur edip akşam sefalet bir ortamda bulunarak sizi lüks gösteren kahveleri içmeyi tercih ettiniz. Bu yüzdendir ki siz insansınız bense iblis. Ben sizin başınıza bela, konsantrasyonunuza bir darbe, fikirlerinize vesveseyim. Ben sizler için aslında şeytanın ta kendisiyim. Sokrates'in bundan 24 asır önce savunduğu idealler uğrunda ölmesi, insanları düşünmeye ittiği için demokratik bir şekilde katledilmesine ben razı değilim. Bu yüzden beni de zehirleyin, beni de giyotine vurup krematoryumlarda yakın. Çünkü siz fikrinizce uymayanları saçma makyevalist politikalarınızla fazlaca öldürdünüz. Bunların hepsine de okumadan inandınız. Duydunuz, işittiniz, kırk köyde doğruyu söyleyen çobanı köyden kovarken bir köye illet olan yalancı çobanlara inandınız. Çünkü siz kendi sonunuzu kendiniz çünkü siz kendi fikirlerinizi kendiniz yok ettiniz. Ves...
Meydanda kulakları sağır edercesine bir gürültü duyulur. Elinde tüfekle duran bir adam Hipatya'yı vurmuş. Hipatya'nın bedeni soğuk betonda yaşam mücadelesi veriyordur. Tüfekli adam:
-Öldürdüğümüz iyi oldu ****** herifi. Zaten dünyaya faydası olmayan "boş" bir adamdı.
https://www.youtube.com/watch?v=6unYmcTPjTA